Bu Blogda Ara

bilişim hukuku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilişim hukuku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ocak 2014 Salı

Av. Serhat Koç ile Yeni İnternet Düzenlemesi Üzerine Kısa Bir Sohbet


Av. Serhat Koç
Türkiye'nin önemli Bilişim Hukukçularından Av. Serhat Koç ile 5651 nolu İnternet Yasası hakkında
kısa bir sohbet yaptık. #SansüreDurDe çatısı altında buluşan herkesin dinlemesini tavsiye ediyorum.

Av. Serhat Koç'a bir kez daha sohbet için teşekkür ederim.










   


Sevgiler,
Serhat Öz

5 Ocak 2014 Pazar

#YeniMedyaOkulu 7 - Bilişim Hukuku


Bilişim hukuku bu hafta Yeni Medya Okulu'ndaki konumuzdu. Kullanmaktan bu kadar keyif aldığım sosyal ağlar ve diğer dijital mecralar için belki de en karanlık nokta işin hukuk kısmı benim için. Bu nedenle tüm dikkatimle Nihan Güneli'nin ağzından çıkan kelimeleri takip etmeye çalıştım :) 


Yeni Medya Hukuku nedir ne değildir sorusu üzerinden haftaya başladık. Garip isimli (İN­TER­NET  OR­TAMIN­DA   YA­PI­LAN YAYIN­LA­RIN    DÜ­ZEN­LEN­ME­Sİ   VE BU YA­YIN­LAR YO­LUY­LA İŞ­LE­NEN SUÇLAR­LA MÜ­CA­DE­LE EDİL­ME­Sİ HAKKIN­DA KA­NUN) 5651 nolu kanun üzerinde detaylı olarak konuştuk ve detaylarda gördük ki kanunun kendisi isminden bile daha garip.

Yazının devamında sunumu paylaşacağım için burda detaylarını yazmıyorum. Ayrıca TBMM'nin web sitesinden de kanunu detaylı olarak inceleyebilirsiniz.

Kanunun ilk çıkış noktası geçtiğimiz hafta da belirttiğim gibi çocuk pornosu ve Atatürk'e hakaret. Malesef yıllar içerisinde kanun günün şartlarına göre evrilmiş ve günümüze kadar gelmiş. Geçtiğimiz aralık ayında sonra halini aldı ve Serdar Kuzuloğlu'nun Yeni internet düzenlemesi ne götürüyor? adlı yazısında belirttiği gibi getirdiklerinden çok götürdükleri konuşulacak bir yasaya dönüştü. 

Yasayı oluşturanların nasıl bir düşünce yapısına sahip olduğu hakkında aşağıdaki tweet baya fikir veriyor :) Tweet hala duruyor bakmanızı tavsiye ederim.


Türkiye'de on binlerce sitenin hala erişim engelli olduğunu, erişim engelinin aslında bir ihtiyati tedbir olduğunu ama itiraz olmadığı için mahkemenin verdiği erişim engelinin sonuca dönüştüğünü iletti Nihan Güneli.

Aylin Aslım ve Cihat Akbel davasını ve etkilerini de konuştuk. Aylin Aslım'ı da Cihat Akbel'i de haklı bulanlar vardı aramızda.



Haftanın ilk bölümünün özeti aslında şuydu: Türk Ceza Kanunu'nda belirtilen sosyal hayattaki suçların hepsisi internette yapıldığında da suçtur. Olay bu kadar basit aslında :)

Eğitimin ikinci bölümünde Telif Hukuku ve 5846 Nolu Fikir ve Sanat Sanat Eserleri kanununun internet ortamına yansımları üzerinde tartıştık.

Neler yasada belirtilen fikir ve sanat eseri kavramları içine girer bunları konuşarak başladık. Kanunu detaylı inceleyince sınırlarını belirlemenin zor olduğunu düşündüm açıkçası. Örneğin bilgisayar oyunlarının senaryosu ve müziği ayrı ayrı sanat eseri olarak korunurken oyunun kendisi herhangi bir kavrama girmediği için korunmuyor. Bu son derece ilginç geldi bana açıkçası.

Gazete içeriklerinin haber alma özgürlüğünden dolayı telif gerektirmediğini fakat köşe yazıları aynı zamanda birer makale olduğu için bunların alıntı yapılabileceğini ama telif hakkılarına tabii olduğunu belirtti Nihan Güneli.

Notlarımı incelerken yazılacak söylenecek şeylerin çok olduğunu bir kez daha anladım fakat burda hepsini iletmek gerçekten imkansız. 

Türkiye'nin bu garip yasalarla nereye kadar gideceğini merakla bekliyorum ben de :)

Son olarak bahsettiğim gibi Nihan Güneli'nin hazırladığı sunumu paylaşmak istiyorum.




Sevgiler,

Serhat Öz



20 Kasım 2013 Çarşamba

#YeniMedyaOkulu Başlıyoor!


Bu sene Kasım ayı benim için ayrı bir anlam taşıyor. Çok gitmek isteyip iki senedir gidemediğim Yeni Medya Okulu 22 Kasım Cumartesi günü açılıyor ve ben oralarda olacağım. Okula ısınmak için öncelikle bir yazı yazmak istedim. Bugun Yeni Medya Okulu hakkında kısaca bilgi vereceğim. Önümüzdeki 8 hafta boyunca dersler bittikçe o haftanın değerlendimesini yapacağım bir yazı dizisi oluşturucağım. Gelin yavaş yavaş Yeni Medya Okulu için ısınma turlarına başlayalım.

Sanırım ana akım medya'nın şimdi burda yazmak istemediğim sıfatları nedeniyle saygı duyulacak pek bir yanı kalmadı. Elle tutulur sadece bir kaç haber kaynağı kaldığı noktada Yeni Medya imdadımıza yetişti. Artık bir çoğumuz için ana haber kuşağı kavramı özellikle gezi olaylarından sonra son buldu. Habere artık tam zamanında ve kesinlikle daha sağlam kaynaklardan ulaşıyoruz. İşte  Yeni Medya Okulu'nda bu muhteşem akımın akademik durumunu ve dünya ile Türkiye'deki konumunu gözlemleyeceğiz. Sertifika programının benim için en ilgi çekici yanlarından biri de Gezi olayları, Occupy Wall Street ve Arab Baharı gibi toplumsal olayların vaka çalışmalarında kullanılacak olması.

Yeni Medya Okulu, Sosyal Kafa programından da tanıdığımız, Bilgi Üniversitesi akademisyenlerinden Yrd. Doç. Dr. Erkan Saka'nın koordinatörlüğünde Yaratıcı Fikirler Enstitüsü, Erkan Saka ve Bilgi Eğitim ile işbirliğine organize ediliyor. Bu sene üçüncüsü yapılacak olan sertifika programının (eski adı Yurttaş Gazeteciliği Sertifika Programı) görsel dilini ve müfredatını değiştirerek daha güncel, daha kapsayıcı bir hale büründüğü tanıtım broşüründe belirtiliyor. 

Programda mobilden web'e yeni nesil iletişim araçlarının habercilik ekseninde yurttaşların ileşim alışkanlarını nasıl değiştirdiğini ve bundan sonraki gelişimin ne olacağını göreceğiz. Hem akademisyenler hem de sektörden profesyoneller eğitimde yer alacaklar. 

8 hafta boyunca günde 4 saat sürecek eğitimle ilerleyecek Yeni Medya Okulu'nun planlanan programı da şöyle:

1. Hafta: Bilgi Üniversitesi akademisyeni Erkan Saka internet okuryazarlığı ve çevrimiçi araçları anlatarak programa girizgah yapacak. 


Erkan Saka

2. Hafta: Türkiye merkezli vatandaş haberciliği hareketi 140journos’tan Engin Önder ve Cem Aydoğdu, vatandaş haberciliğinin bir karşı medya olarak alt metnini ve 140journos’un yarattığı haber doğrulama değeri üzerine tecrübelerini anlatacak. 


140journos


3. Hafta: 140journos’tan Engin Önder ve Cem Aydoğdu, vatandaş haberciliğinde salt bilgi içerikli çıplak haberin pratikte nasıl servis edildiğini ve kapsayıcı haber yazım dilini anlatıyor. Columbia University School of Journalism’de araştırma görevlisi olan Burcu Baykurt akademik ve teorik bazda global ölçekte kullanılan çevrimiçi doğrulama araçlarını anlatıyor. 


Burcu Baykurt

4. Hafta: Ustream üzerinden bağımsız ve ticari olmayan yayıncılık yapan Özer Erdoğan, Gezi Parkı protestolarında Ankara özelinde Anadolu’da yeni medya haberciliği üzerine anlatımlar yapacak. Ayrıca Engin Güneysu nitelikli haber değeri taşıyan mobil fotoğrafçılığını ve mikrovideo habercilik deneyimlerini anlatacak. 

Özer Erdoğan           Engin Güneysu



5. Hafta: Analist Yasin Kesen yeni medyada data analizi, takibi ve raporlamayı anlatacak. Önceki haftalarda katılımcılara verilen ödev ve incelemelerin değerlendirmesi yapılacak. 


Yasin Kesen

6. Hafta: Alternatif Bilişim Derneği’nden Ali Rıza Keleş bilgi dolaşımının sağlanamadığı kriz zamanlarında alternatif içerik üretim yöntemlerini ve çevrimiçi iletişimin arka bahçesini Gezi Parkı protestoları örneği üzerinden anlatacak. 


Ali Rıza Keleş

7. Hafta: Bilişim hukuku avukatı Nihan Güneli yeni medya hukukuna değinecek.


Nihan Güneli

8. Hafta: Program koordinatörlerince çevrimiçi Türkiye’nin yeni medyayla imtihanı Gezi Parkı protestoları özelinde vaka incelemesi yapılacak. Gezi Parkı protestolarındaki çevrimiçi ve çevrimdışı iletişim faaliyetleri masaya yatırılarak öğrenilen teorik bilgiler ışığında değerlendirilecek.


Eğitimlere ek olarak her hafta konuyla ilgili kişilerler söyleşiler de planlanıyor: 

Aslı Tunç ilk hafta yeni medya, internet okuryazarlığı ve çevrimiçi araçlar üzerine Erkan Hoca’yla söyleşiye katılacak.


Aslı Tunç

Uludere’de yaşananları vatandaş haberciliği esasıyla Türkiye’ye duyuran isimlerden eski Akşam gazetesi yazarı ve aktif sosyal medya kullanıcısı Serdar Akinan’ın gazeteci ve vatandaş kimlikleriyle programın ikinci haftası eğitmenlere eşlik etmesi planlanmaktadır. 

Yedinci hafta bilişim hukuku avukatı Başak Purut’un yeni medya hukuku üzerine eğitmenlere eşlik etmesi planlanmaktadır.


Başak Purut

Milliyet gazetesi yazarı ve aktif sosyal medya kullanıcısı Mehveş Evin’in sekizinci hafta yapılacak vaka incelemesinde eğitmenlere eşlik etmesi planlanmaktadır.

Princeton University akademisyeni Zeynep Tüfekçi’nin programın sekizinci haftasında teknoloji ve sosyoloji ilişkisini bizzat deneyimlediği Occupy Wall Street, Arap Baharı ve Gezi Parkı eylemleri üzerinden anlatarak eğitmenlere eşlik etmesi planlanmaktadır.


Medya okur yazarlığından, bilişim hukukuna, yurttaş gazeteciliğinden mobil fotoğrafçılık ve mikro videoculuğuna kadar geniş bir yelpazede eğitim bombardımına maruz kalacağız. 

Hepsini öğrenmek ve burada paylaşmak için sabırsızlanıyorum.

Görüşmek üzere...

Sevgiler,

Serhat ÖZ