Bu Blogda Ara

sosyal medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sosyal medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2014 Pazartesi

Desa 'dan #SevgilimeDesa



Sevgililer günü münasebetiyle düzenlenen dijital kampanyalara yetişmek pek mümkün olmasa da elimden geldiğince iyi dijital kampanyaları yazmaya çalışıyorum.

Desa, #SevgilimeDesa etiketi ile kampanyasını instagram'da yönetiyor.

Kampyanya sloganı da şöyle;

Sevgiline seçtiğin Desa ürününü fotoğrafla ve yazarak Instagramda paylaş ve kazan !!!


Sevgiler,

Serhat Öz

9 Şubat 2014 Pazar

#aşkombini Twist


Twist Türkiye de 14 Şubat kampanyasını sosyal ağlar üstünden sürdürmeyi tercih edenlerden. #AşkKombini hasghtagi ile düzenlediği yarışmayı şöyle duyuruyor Twist.


' Twist yılın en uyumlu çiftini arıyor!

Yılın en uyumlu kombini ''biziz'' diyorsan fotoğrafını #aşkkombini hashtagi ile Instagram'da paylaş, Twist’den hediye çeki kazanma şansı yakala! '






Sevgiler,
Serhat Öz

7 Şubat 2014 Cuma

Lipton #SansOpucugu



Lipton'dan şans öpücüğü.

Lipton paketlerinden çıkan şifreyle 3161' SMS atarak, ya da Lipton Türkiye web sayfasından ad soyad ve adresinizle başvurararak kampyanya katılabilirsiniz.

Kampyanya sonunda 4 Beetle otomobil, 40 iPhone 5s ve 400 iPad mini hediye ediliyor.

Reklam kampanyasının sosyal medya'da takibi için #sansopucugu hastagı kullanılıyor.






Reklam filmi de burada:




Sevgiler,

Serhat Öz

#AşkınIşıltısı Dove Türkiye


Dove Türkiye, Aşkın Işıltısı ismiyle yeni bir dijital kampanya başlattı. 

Kampanya Dove Türkiye'nin twitter hesabından yönetiliyor. Kullanıcılardan #AşkınIşıltısı hashtagi ile etraflarındaki kalpli objelerin fotoğrafını çekip Dove Türkiye twitter hesabıyla paylaşılması isteniyor. Kampanuyanın sonunda sürpriz hediyeler Dove tarafından kullanıcılara açıklanacaktır.










Reklam kampyanyasının videosu:



 Sevgiler,

Serhat Öz

3 Şubat 2014 Pazartesi

Facebook Ülke Olsaydı


Facebook'un kullanıcılarının sayısıyla ilgi çokça yazı okumuşsunuzdur. Ne kadar hızlı büyüğüdü, kaç kişi olduğu demografik yapısı gibi çok sayıda makale ve haber var.

Aşağıdaki grafikte bunlara yakın ama çok çarpıcı bir sonuç ve bilgi veriyor bize.


Facebook nüfusunun büyüme hızı bu şekilde devam ederse önümüzdeki yıl Çin'in nüfusuna yetişip geçebilir. Üsteki bu grafik hazırlanırken ayda en az bir kere Facebook'a giriş yapan kullancılar hesaba katılmıştır. Çok daha seğrek kullananları da düşünürseniz ne kadar büyük bir topluluğun bu sosyal ağın bir parçası olduğunu tahmin edebilirsiniz.

Pazarlama profesyonelleri için nasıl bir potansiyelin Facebook'ta bulunduğunu söylemek sanırım bu tablodan sonra anlamsız kalacaktır. Büyük fırsatlar sosyal ağlarda gizli...

Sevgiler,

Serhat Öz


24 Ocak 2014 Cuma

Markanız İçin En Etkin Sosyal Medya Araçlarını Seçmek


Sosyal ağları kullanmak artık büyük işletmelerden KOBİ'lere kadar kaçınılmaz bir eylem. İşletmeler için sosyal medyanın sağladığı bir başka fayda da kendi markaları ve marka iletişimleri için kullanmak. Aşağıda inceleyeceğimiz infografik markanızın özelliğine göre hangi sosyal ağları kullanmanızın daha etkin bir iletişim aracı olacağı yönünde.


İlk tabloda medya tiplerine göre hangi sosyal ağladın daha etkin olduğunu görüyoruz. Facebook tüm medya türlerine uygun olduğundan bir adım öne çıkıyor.




İkinci grafikte markanızın, arama motoru opmizasyonu (SEO), trafik kaynağı ve tüketici hedefi konusunda hangi ağların etkin olduğunu anlatıyor. Bu grafikte Google+ , Facebook, Twitter ve YouTube'un diğer sosyal ağlara göre daha etkin araçlar olduğunu görüyoruz.



Sıradaki grafikte potansiyel tüketici sayısının hangi sosyal ağda kaç kişi olduğunu görüyoruz.



Bir önceki grafikte belirtilen potansiyel tüketici marka için çok fazla şey ifade etmeyebilir. İşte bu noktada stratejik kitlenizin hangi sosyal ağları kullandığını görebileceğiniz dördüncü grafik size yardımcı olacaktır. Bu grafikte yaş gruplarına göre sosyal ağları kullananları görüyoruz.



Bir sonraki grafikte stratejik kitle için çok daha spesifik bir veri çıkıyor karşımıza. Bu kez tüketilcilerin cinsiyeti, eğitim durumu, yıllı gelirleri gibi marka konumlandırmamız için çok önemli verilerleri elde ediyoruz.


Son olarak hangi sosyal medya hesapları için hangi yeteneklere sahip olmanız gerektiğini anlatan bir grafik oluşturulmuş. 

Markanız için sosyal medyayı kullanmak büyük  güç, bu gücü doğru kullanır ve konumlandırmanızı da doğru yaparsanız marka değeri ve ömrü beklenenden fazla olacaktır.

Kaynak burada. 

Sevgiler,

Serhat Öz



10 Ocak 2014 Cuma

Knorr 'dan Hazır Çorbanın Şeffaf Gerçekleri


Hazır çorba hangimiz için kurtarıcı olmadı ki:) Biraz aç hissettiğimizde, ya da hasta olduğumuzda hazır çorbaya sarılmayanımız şu koşturmaca hayatta sanırım çok az kaldı.


Yıllardır hazır çorbalar hakkında söylenen doğal değil, kanser yapıyor gibi bir çok söylenti ortada atılıyor. İşte bunlara dur demek için Knorr bir kampanya başlatmış ve bu kampanyasını da Facebook sayfası ve YouTube kanalından destekliyor.

Kampanyanın ilk filmi 9 Ocak'da Knorr'un Facebook sayfası ve YouTube kanalıyla birlikte TV'lerde gösterilmeye başladı. 

İlk filmde 'Hazır çorbalar tufanda sebzelerle mi yapılıyor?' sorusunun cevabı Şef Hazer Amani tarafından veriyor.


Video'yu izlemek için Knorr'un Facebook ve YouTube sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.



Sevgiler,

Serhat Öz


7 Ocak 2014 Salı

AFP 'den e-diplomacy


Agence France-Presse 'in oluşturduğu çok ilginç bir siteden bahsetmek istiyorum size. e-diplomacy: daha önce Veri Analizi başlıklı yazımda kısaca bahsettiğim site hakkında daha detaylı bilgi vermek istiyorum.

e-diplomacy'de AFP tarafından belirlenen ve hükümet görevlileri, aktivist, diplomat, siyasetçi ve düşünürlerden oluşan bir grubun attıkları tweetler değerlendiriliyor ve diplomasi haritası oluşturuluyor.




Yazıyı yazdığım saatlerde e-diplomasi endeksinde Türkiye, ABD'nin arkasından 2. sırada bulunuyor.


e-diplomasi en etkili diplomatik aktör listesinde ise Cumhurbaşkanı Abdullah Gül 6. sırada yer alırken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 8. Sırada yer aldı. Listesin başında ise Barack Obama bulunuyor.



Twitter'ın siyaset ve diplomasi üzerinde ne kadar etkin bir araç olduğunu açıkça ortaya seren bu siteyi sıklıkla ziyaret etmenizi tavsiye ederim.

Sevgiler,

Serhat Öz

5 Ocak 2014 Pazar

#YeniMedyaOkulu 7 - Bilişim Hukuku


Bilişim hukuku bu hafta Yeni Medya Okulu'ndaki konumuzdu. Kullanmaktan bu kadar keyif aldığım sosyal ağlar ve diğer dijital mecralar için belki de en karanlık nokta işin hukuk kısmı benim için. Bu nedenle tüm dikkatimle Nihan Güneli'nin ağzından çıkan kelimeleri takip etmeye çalıştım :) 


Yeni Medya Hukuku nedir ne değildir sorusu üzerinden haftaya başladık. Garip isimli (İN­TER­NET  OR­TAMIN­DA   YA­PI­LAN YAYIN­LA­RIN    DÜ­ZEN­LEN­ME­Sİ   VE BU YA­YIN­LAR YO­LUY­LA İŞ­LE­NEN SUÇLAR­LA MÜ­CA­DE­LE EDİL­ME­Sİ HAKKIN­DA KA­NUN) 5651 nolu kanun üzerinde detaylı olarak konuştuk ve detaylarda gördük ki kanunun kendisi isminden bile daha garip.

Yazının devamında sunumu paylaşacağım için burda detaylarını yazmıyorum. Ayrıca TBMM'nin web sitesinden de kanunu detaylı olarak inceleyebilirsiniz.

Kanunun ilk çıkış noktası geçtiğimiz hafta da belirttiğim gibi çocuk pornosu ve Atatürk'e hakaret. Malesef yıllar içerisinde kanun günün şartlarına göre evrilmiş ve günümüze kadar gelmiş. Geçtiğimiz aralık ayında sonra halini aldı ve Serdar Kuzuloğlu'nun Yeni internet düzenlemesi ne götürüyor? adlı yazısında belirttiği gibi getirdiklerinden çok götürdükleri konuşulacak bir yasaya dönüştü. 

Yasayı oluşturanların nasıl bir düşünce yapısına sahip olduğu hakkında aşağıdaki tweet baya fikir veriyor :) Tweet hala duruyor bakmanızı tavsiye ederim.


Türkiye'de on binlerce sitenin hala erişim engelli olduğunu, erişim engelinin aslında bir ihtiyati tedbir olduğunu ama itiraz olmadığı için mahkemenin verdiği erişim engelinin sonuca dönüştüğünü iletti Nihan Güneli.

Aylin Aslım ve Cihat Akbel davasını ve etkilerini de konuştuk. Aylin Aslım'ı da Cihat Akbel'i de haklı bulanlar vardı aramızda.



Haftanın ilk bölümünün özeti aslında şuydu: Türk Ceza Kanunu'nda belirtilen sosyal hayattaki suçların hepsisi internette yapıldığında da suçtur. Olay bu kadar basit aslında :)

Eğitimin ikinci bölümünde Telif Hukuku ve 5846 Nolu Fikir ve Sanat Sanat Eserleri kanununun internet ortamına yansımları üzerinde tartıştık.

Neler yasada belirtilen fikir ve sanat eseri kavramları içine girer bunları konuşarak başladık. Kanunu detaylı inceleyince sınırlarını belirlemenin zor olduğunu düşündüm açıkçası. Örneğin bilgisayar oyunlarının senaryosu ve müziği ayrı ayrı sanat eseri olarak korunurken oyunun kendisi herhangi bir kavrama girmediği için korunmuyor. Bu son derece ilginç geldi bana açıkçası.

Gazete içeriklerinin haber alma özgürlüğünden dolayı telif gerektirmediğini fakat köşe yazıları aynı zamanda birer makale olduğu için bunların alıntı yapılabileceğini ama telif hakkılarına tabii olduğunu belirtti Nihan Güneli.

Notlarımı incelerken yazılacak söylenecek şeylerin çok olduğunu bir kez daha anladım fakat burda hepsini iletmek gerçekten imkansız. 

Türkiye'nin bu garip yasalarla nereye kadar gideceğini merakla bekliyorum ben de :)

Son olarak bahsettiğim gibi Nihan Güneli'nin hazırladığı sunumu paylaşmak istiyorum.




Sevgiler,

Serhat Öz



26 Aralık 2013 Perşembe

#SosyalMedya Nasıl Tarihin Akışını Değiştirebilir?


Blogumda hem özgün yazılarda hem de Yeni Medya Okulu'ndan aldığım notlarda sıkça görebileceğiniz bir şey sosyal medyanın geleneksel medyayı nasıl geri dönülmez bir şekilde geri plana atma gücüne sahip olduğunu. 

Clay Shirky sunumunda iletişim ağlarının tarihsel gelişiminden günümüzdeki sosyal haline nasıl evrildiğini anlatıyor.

Shirky, iletişim devrimlerini dört başlıkta toplayor: Matbaanın icadı, Telefon ve Telgraf, Fotoğraf ve Ses Kaydı son olarak Radyo ve Televizyon. Bunların ilk üçünün tekten teke, radyo ve televizyonun tekten çoğunla şekilde iletişim ağlarına sahip olduğundan bahsediyor Clay Shirky. Sosyal medyanın bunlardan çok daha farklı ve çoktan çoğula modeli ile sınırsız bir ağ kapasitesine sahip olduğunu ayrıca iletiyor.

Ek olarak, sunumda medyanın sosyalleşmesi ile birlikte artık her medya tüketicisinin birer medya üreticisi olduğundan, baskıcı toplumlarda insanların yeni medya ile nasıl bariyerleri yıktığından ve sayılamayacak kadar çok kişinin birbiri ile ağ kurmasından bahsediliyor.

Bir çok güzel örneğin olduğudu bu harika sunumu izleyin eminin çok beğeneceksiniz.

Sevgiler,

Serhat Öz


22 Aralık 2013 Pazar

#YeniMedyaOkulu 5 - Veri Analizi


YASİN KESEN
Yeni Medya Okulu'nun yarısından fazlasını bu hafta geçtik. Artık sona doğru yaklaşırken her hafta öğrenilenler birikerek büyüyorlar. Yeni medyaya olan ilgi de bilgi de benim için her hafta gelişerek daha da ilgi çekici hale geldi.

Gelelim 5. haftaya. Bu haftanın konuğu sosyalmedya.in 'in kurusucu Yasin Kesen'di. sosyalmedya.in ile şu ana kadar Türkiye'de atılmış tüm twitleri depolayan Yasin Kesen ve ekibi twitter kaynaklı düşünmesi bile güç olan bir ham veriye sahip. 

Yasin Kesen sunumda ilk olarak sosyal medya takip işinin medya takip işine çok benzediğinden bahsetti. Şirketinde veri analizini nasıl yaptığına dair bir formulden bahsetti. Bu formul bildiğimiz 5N 1K kaynaklı ama biraz daha geliştrilmiş durumda. 5N 2K 1T 1V(D). Bunlar Ne, Nerede, Nasıl, Ne Zaman, Neden ve Kim dışında Kaynak, Tasarım ve Veri (Data) Analizi.

Bunların sonrasında twitter'a ait birkaç rakamla devam ettik.

Dünya'da şu anda 1.7 milyar aktif twitter hesabı var. Bunların 950 milyonu ise aktif kullanıcı. Türkiye'de sayılar ise şöyle; toplam 18 milyon twitter hesabı var ve bunlar içinde 13 milyonu aktif kullanıcı. Yasin Kesen, ayda en az 1 tweet atan kullanıcıyı aktif kullanıcı olarak kabul ettiklerini ayrıca iletti. Türkiye'de günlük tweet sayısı 15 milyon, günlük tweet atan kişi sayısı ise 2.5 milyon.


Sayıların ardından Türkiye'deki twitter kullanımı için kilometre taşlarından biri olan Gezi olaylarında twitter kullanan kişi sayısı ve atılan twitlerle ilgili detaylı incelemeler sunuldu.

Gezi Olayları Sırasında Atılan Tweet ve Twitter Kullanıcı Sayısı

Gezi Olayları Hashtag Analizi
Organik ve inorganik tweet kavramlarına değinirken, Türkiye'de kritik olaylarda iddia edilen organik tweet sayısının aslında doğru olmadığı zaten günlük atılan tweetlerin %9'unun inorganik olduğunu iletti.

Gezi olaylarının ardından bir başka önemli twitter harketi de yakın dönemde yaşadığımız dershaneleri kapatmaya karşı başlatılan kampanyalar. Bunlarla ilgili de ilginç sayılar var:

Dershane Hareketindeki Hashtag Savaşlarının Analizi
Peki bu kadar fazla (ham) veri hangi alanlarda kullanılmalı ya da kullanılıyor? Twitter'ı baş belası olarak görmek yerine analizine önem versek neler olur diye düşünmek gerek gerçekten.

Yasin Kesen data analizinin şu alanlarda kullanılabileceğini iletti:

İlaç sektörü
Gıda tüketimi
Eğlence dünyası
Enerji planlama
Finans dünyası
Trafik sistemi
Müşteri memnuniyeti
Reklam kampanyası ölçümleri
Gündem analizi
TV reytingleri

Son olarak Twitter'da Trending Topic listesi üzerine konuşmalar yaparak AFP'nin e-diplomacy ile Sosyal Reyting sitesilerini inceleyerek haftayı sonlandırdık.





Önümüzdeki hafta Alternatif Bilişim Derneği’nden Ali Rıza Keleş ile bilgi dolaşımının sağlanamadığı kriz zamanlarında alternatif içerik üretim yöntemlerini ve çevrimiçi iletişimin arka bahçesini Gezi Parkı protestoları örneği üzerinden konuşacağız.

Sevgiler,

Serhat Öz


20 Aralık 2013 Cuma

Sosyal Medya ve Cinsiyetin Sonu


TED 'de gezinirken karşıma ilginç bir video çıktı. Sosyal Medya ve Cinsiyetin Sonu. Johanna Blakley sunumunda sosyal medya'nın kişilerin demografik özelliklerini ve cinsiyetini ortadan kaldırdığından geleneksel medya'nın hala bu iki kavrama 'reklam verenler yüzünden' takılıp kaldığından bahsediyor.

Geleneksel medya'nın, sosyal medya'nın sahip olduğu avantajların farkında olmadığına dair harika bir sunum. Umarım beğenirsiniz.




Sevgiler,

Serhat Öz

Kusursuz Facebook Paylaşımları Yaratmak




myclever agency 'nin hazırladığı sosyal ağlarda yapılan paylaşımların daha etkin olmasına yönelik infografikten bir bölümü daha yorumlamaya çalışacağım.

Bu sefer konumuz Facebook 'ta doğru ve etkin paylaşımlar yaratmak. Sözü fazla uzatmadan infografiği incelemeye başlayalım.





1. Pozitif Olun: Pozitif olmak takipçileriniz için ilham kaynağı ve heyecan verici olur.

2. Bilgi Sağlayın: Takipçilerinizin paylaşımlarınızı tıklamasını istiyorsanız bilgi sağlayın ama bilginin tamamını açıkça yazmayın.

3. Bir Link Atayın: Vereceğiniz bilginin detayı için link vermeniz gerekirse bunu Bit.ly gibi URL kısaltma servislerini kullanarak yapmanız linkin Facebook üzerinden kaç kullanıcı tarafından takip edildiğini görmenize olanak sağlar.

4. Görsel Ekleyin: Görsel barındıran paylaşımlar Facebook'ta en çok ilgi çeken paylaşımlardır. Sizin de paylaşımlarınızda görsel kullanmanız paylaşımınızın başarısını arttıracaktır. En uygun görsel boyutu ise 800x600 'dür.

5. Mobil Dostu Paylaşımlar Yaratın: Görsel kullanırken sizi takip edenlerin %70'nin mobil cihazlarla takip ettiğini gözardı etmeyin. Bu nedenle mobil aygıtlarda kolayca görüntülenebilen görselleri tercih edin.

6. Takipçiler ile İleşim Kurun: Paylaşımınlar içerik, yorum ve beğeniden ibaret değildirler. Paylaşımlarınıza yapılan yorumları dikkate alıp bu yorumlara cevap verip takipçilerinizle iletişim kurmalısınız.

7. Ulaşılabilir Olun: Paylaşımlarınızı sadece kendi uygun olduğunuz vakitlerde değil, takipçilerinizin de uygun olduğu zamanlarda yapın. Bu paylaşımlarınızın daha çok ilgi görmesini sağlar. Facebook'un en fazla okunduğu zamanlar için: #SosyalMedya Paylaşımları İçin En Uygun Zamanlar adlı yazıma göz atmanızı öneririm :)



Sevgiler,


Serhat Öz


19 Aralık 2013 Perşembe

#YeniMedyaOkulu 4. Hafta @SosyalMedya #KesinBilgi


#DijitalSecmen' i Tanımak




Geçtiğimiz Pazartesi günü (16.12.2013) SCOGroup 'un ana sponsorluğunda Gelişim Platformu tarafından Martı İstanbul Otel'de “2014 Yerel Seçimler Öncesi Dijital Seçmen” Paneli düzenlendi. İletişim ve Siyaset dünyasından önemli isimlerin katıldığı panele SCOGroup ve budamedya.com bloggerları da davetliydi. Ben de bu ilgi çekici paneli takip etme fırsatı buldum.

Geçelim “2014 Yerel Seçimler Öncesi Dijital Seçmen”  paneline. Panelde benim için ilk dikkat çeken nokta bloggerler ve sosyal medya hesaplarının yönetimi için oluşturulmuş sosyal medya masalarıydı. Rahatlıkla paneli takip edip içerik oluşturmamızı sağladılar.

Moderatörlüğünü Öykü Ajans Yönetim Kurulu başkanı Necati Özkan'ın yaptığı panele, Kültür ve Turizm eski bakanı ve AKP İzmir Milletvekili Ertuğrul Günay, KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır, Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can, Ideacon Idea Direktörü Yaprak Yapsan, İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim görevlisi Levent Erden ve Mobilera Kurucusu Arda Kertmelioğu da konuşmacı olarak katıldılar. 

Panelde sosyal ağların ve yeni medyanın Türkiye özelinde ve Dünyada kitlesel olaylara ne oranda etki ettiği dijital seçmen olarak tanımlanan dijital mecralarda boy gösteren yeni nesil seçmenin siyasilerin ve siyasi partilerin stratejilerini nasıl etkilediğini bu yeni kitle iletişim aracının yeni medya'nın siyasi iletişime nasıl yön verdiği konularına değinildi.

Panelden aldığım diğer notlar ve panel'in sosyal medyaya yansıması da şu şekilde gerçekleşti:

Sosyal medyanın siyasal iletişimde en önemli etkisinin 2008 ABD başkanlık seçimlerinde ortaya çıktığına dair konuşmalar yapıldı. Siyasal iletişimin aslında pazarlama iletişiminin en eğlenceli parçalarından biri olduğu fakat siyasilerin bunu hala çok kullanmadığı belirtildi. Siyasilerin sosyal medyayı ücretsiz ve çok fazla kişiye doğrudan ve samimi olarak iletişim kurabileceği bir kanal olarak görmesi gerektiği defalarca belirtildi.



Abdullah Gül'ün twitter kullanımı siyasal iletişim olarak başarılı bir örnek olarak iletildi.

Sosyal medya kullanımı özellikle yerel seçimler için çok önemli olabilir. Siyasinin sadece aday olduğu bölgeye seslenmek istemesi, siyasi ile seçmeni arasında direkt iletişim kurması sosyal medya ile çok kolay bir hale dönüşebilir. Siyasilerin bu fırsatı görüp mutlaka kullanması gerekiyor.

Gezi olaylarının siyasiler tarafından doğru okunmadığını, gezi olaylarının sosyal medya kullanımın ne kadar etkin olabilieceğini ve sosyal medya kullanıcısında patlama yarattığı üzerinde çokça yorumlar yapıldı.

Sosyal medyayı küçümseyen siyasi parti ve siyasiler şimdi gücünü anlayıp sosyal medya için organizasyonları içinde yapılar oluşturmaya başladır.

Siyasilerin sosyal medya kullanımlarını analiz ettiğimizde siyasi yaşamımızın bir yansımasını görüyoruz. Çok takip edilen (dinlenen) ama kimseyi takip etmeyen (kimseyi dinlemeyen) hesaplar siyasiler tarafından yönetilmeye çalışılıyor.

Sosyal medyanın zamandan ve mekandan bağımsız siyaset yapabilmek için bulunmaz bir fırsat olduğunu, siyasilerin bunu mutlaka değerlendirmesi gerektiği belirtildi. Siyasilerin samimiyeti kurmasının önemli olduğu gerekli durumlarda özel paylaşımlarda yaparak özel hayatını yansıtarak seçmen arasında samimi bir bağ kurabileceği konusunda bir çok konuşma gerçekleştirildi.

Yukarıda belirttiğim notların çok daha fazlasına twitter'dan #dijitalsecmen hashtagi ile ulaşabilirsiniz. Tüm notlarımı aktarıp sizi sıkmak istemiyorum :)

Özetleyecek olursak siyasi parti ve siyasilerin bu kadar fazla internet kullanıcısı olan bir ülkede #dijitalsecmen gerçeğini görmemeleri imkansız. Isınan seçim ortamında bunun ne kadar etkili olduğunu göreceğiz.

Son olarak Dijital Seçmen ile ilgili detaylı bilgiyi http://www.dijitalsecmen.com/ adresinde bulabilirsiniz.

Sevgiler,

Serhat Öz

16 Aralık 2013 Pazartesi

#YeniMedyaOkulu 4 - Mobil Fotoğrafçılık ve Çevrimiçi Yayıncılık


Yeni Medya Okulu'nda kelimelerin az fotoğrafların çok olduğu bir haftayı geride bıraktık. Geçtiğimiz haftalara oranla ne yazacağım konusunda gerçekten endişe duyuyorum çünkü belirttiğim gibi daha çok görseller ve nasıl çekim yapılacağı üzerine bilgilerle dolu bir haftaydı.

Tabii bir yerden başlamak gerek... İlk olarak Türkiye'de Mobil Fotoğrafçılık konusunda en önde gelen isimlerinden biri olan Engin Güneysu ile haftaya başladık. Mobil fotoğrafçılığın tarihçesinden, kameranın cep telefonuna entegrasyonuna kadar bir çok teorik bilgi aldık.

Hemen ardından mobil fotoğrafçılık ile uğraşan dünyaca ünlü fotoğraf sanatçılarının eserlerini ve doğru mobil fotoğraf örnekleri üzerinde uzun uzun konuşma fırsatı yakaldık.

     

Yukarıda iPhone ile çekilmiş ve Time dergisine kapak olmuş bir fotoğraf görüyorsunuz. Bu fotoğraftan yola çıkarak, mobil fotoğrafçıların büyük çoğunluğunun iPhone kullandığından ve iPhone'un kendisine ait fotoğraf programının bile çok başarılı olduğuna dair bilgiler iletti Engin Güneysü.

Sokak fotoğrafçılığında önemli bir yeri olan Lomografi'den ve 10 altın kuralı üzerinde konuşup Lomografi'nin en önemli temsilcilerinden Koci Hernandes'in çalışma biçimi hakkında harika bir video izledik. 

Bahsettiğim videosu aşağıda izleyebilisiniz.



Sonrasında Engin Güneysü ile sınıftan çıkarak biraz da olsa sahaya indik diyebilirim :) Bilgi Üniversitesi içerisinde ufak bir fotoğraf çekimi gerçekleştirdik. Küçük bir kız çocuğunun bilgisayarla olan ilişkisi sanırım daha güzel anlatılamazdı. 

Workshop'tan bir kare, Cem Aydoğdu'nun objektifinden:



Son olarak akıllı telefonlarımızada ve tabletlerimizde bulunması gerek mobil fotoğrafçılık uygulamalarının ne olduğunu not ederek eğitimin ilk bölümünü tamamladık.

Uygulamarın listesi de şöyle:

  • Hipstamatic (Oggle) - Tonlama aracı
  • ProCamera - Fotoğraf ve Video aracı
  • Snapseed - Editleme
  • PhotoMarkr - Kopyalamaya Karşı Koruma
  • VSCOCAM

Eğitim ilk bölümünün ardın Gezi Olayları'nda Ankara'da Ustream üzerinden yaptığı yayınlarla dikkat çeken Özer Erdoğan ile eğitimimiz devam etti. 

Çevrimiçi yayıncılığın aslında ne kadar kolay olduğunu sadece bir mobil cihaz ve basit bir uygulama ile saatlerce yayın yapılabileceğini belirtti.

Gezi olaylarında nasıl organize olduklarını, ekip olarak çalışmanın faydalarını ve teknik konularda nelere dikkat etmemiz gerektiğini detaylı bir şekilde anlattı.



Yazının başında da belirttiğim gibi sözle anlatacak şeyin az olduğu daha doğrusu anlatmanın güç olduğu bir haftayı geride bıraktık. Yazıda bahsettiğim programları kurcalayarak eminim daha fazla fikir sahibi olacaksınız.

Önümüzdeki hafta Yasin Kesen ile Data Analizi üzerine konuşuyor olacağız.

Görüşmek üzere...

Sevgiler,

Serhat Öz