Twitter ile birlikte artık sürekli karşılaştığımız ya da duyduğumuz hashtag kavramına kardeş geldi. İsmi 'cashtag'.
Cashtag'in kullanım amacı hashtag'e göre biraz daha özel. Şirketlerin borsadaki adlarının önüne dolar sembolü ($) getirerek cashtag oluşturabiliyorsunuz. $AAPL ve $GOOG örnekleri gibi.
Bir çok kişiye göre hâlâ yeni olan cashtag kavramı için statista, bloomberg ile birlikte geçtiğimiz Ağustos ayında oluşturulmuş cashtag'leri inceledikleri bir tablo yayınladı.
Rapor sonucuna göre 83.219 tweet ile Apple ($APPL) en fazla kullanılan cashtag. Apple'ı Tesla Motors ve BlackBerry takip ediyor.
Şirketler ile Twitter'ı karşı karşıya getirdiği konuşulan cashtag'in kullanımının dünya çapında nasıl olacağı ve geleceği merak konusu.
Sizde cashtag ile twitter'da arama yapıp hem şirketlerin hisse senedi durumlarını öğrenip hem de insanların hala bu kavramı nasıl öğrenmeye hevesli olduklarını gözlemleyebilirsiniz.
Amazon, 15 Mayıs 1997'de harka arz edildiğinde 1.000 $ yatırım yapmış olsaydınız şu anda 229.045 $ 'lık ufak bir nakit gücüne sahip olabilirdiniz.
Geçtiğimiz 16 yıl boyunca aynı 1.000 $'ını Facebook veya LinedIn gibi şirketleri yatırsaydınız, Amazon'dan elde edeceğiniz gelirin çok altında kalacaktınız. Tabii bu şirketlerin hala açılma tarihlerinin 3 yıldan daha kısa bir süre önce gerçekleştiğini hatırlatmak gerek.
Bildiğiniz gibi geçtiğimiz Eylül ayında Twitter, birçok teknoloji devinin halka arz edilmesinin ardından halka açılmaya
karar veren en son sosyal ağ oldu.
ABD'de bulunan Jobs yasasına gore 2 binden fazla özel yatırımcısı bulunan bir şirketin halka arz edilmesi gerekitor. Bu yasanın da Twitter'ı halka arza zorladığına dair konuşmalar sıkça dile getirilmişti.
Twitter öncesinde halka açılan LinkedIn bugün 32, Facebook ise 108 milyar
dolarlık piyasa değerine sahip. Twitter'ın halka arzdan sonra piyasa değerinde önemli oranda artış olabileceği de öngörüler arasında.
Bir çok firma için kaçınılmaz olan halka arzın sosyal ağları nasıl etkileyeceği merak edilen bir konu. Oldukça hızlı büyüyen bu şirketler halka arz ile birlikte büyüme ivmelerini sürdürebilecekler mi, yoksa daha kontrollü bir büyümeyi mi tercih edecekler bunun cevabını orta vadede göreceğiz.
Türkiye'nin internet kullanımı ile ilgili çeşitli makaleleri okursanız en çok karşınıza çıkacak şey Türk nufusunun genç oluşu ve 35 yaş altındaki insanların fazlalığına yapılan vurgudur. Bu demografik yapı Türkiye'nin sosyal ağlar için büyük potansiyel olarak görülmesine neden oluyor.
Google'ın yaptığı bir araştırmada Türkiye'de 2012 - 2017 yılları arasında akıllı telefon satışlarının % 124.4 artacağını görüyoruz. Google araştırmasında ayrıca mobil internet kullanımının sürekli arttığı ve akıllı telefon kullanıcılarının yaklaşık %85'inin her gün düzenli olarak sosyal ağları kullandığını belirtiyor.
Sosyal Medya'nın yoğun olarak kullanılmaya başladığı ülkemizde, 'emarketer' ın yaptığı araştırmanın sonuçları son derece ilginç.
emarketer'a göre Türkiye dünyadaki Twitter kullanıcılarının %6'sını oluşturuyor. Türkiye'nin bir çok alanda rakibi olarak gösterilen Brezilya %7 ile Türkiye'nin üzerinde bulunuyor.
Gelelim araştırmanın bizim için önemli olan kısmına. Türkiye'de internet kullanıcıları içinde Twitter kullanım oranı, yani ulusal penetrasyonda dünya birincisi.
Rapora göre Türkiye'deki 36.4 milyon internet kullanıcının, 11.3 milyonu Twitter kullanıyor. Bu rakam %31.1 'lik oranla Türkiye'yi birinci sıraya çıkartıyor. Bu sonucun öneminin daha iyi belirlenmesi için şu rakamlara da göz atmak gerek.
Amerika Birleşik Devletleri 45.7 milyonluk Twitter kullanıcısı ile dünyada en fazla Twitter kullanıcısı olan ülke. Bu rakam dünya twitter kullanıcılarının % 27'sini oluşturuyor. Türkiye'de %31'den biraz fazla olan Twitter penetrasyonu ABD'de sadece %19.4'le sınırlı.
Bu etkileyici rakamlar Sosyal Medya devlerinin gözlerini Türkiye'te çevirmesi konusunda son derece önemli. Bununla bağ kurabileceğimiz haberler ve Twitter'ın Türkiye ofisini açacağı haberleri son günlerde basında sıkça karşımıza çıktı.
Eminim bundan sonra diğer sosyal ağlar için de Türkiye daha fazla önem verdikleri bir ülke konumuna gelecektir.
Bu yazı ilk olarak 01/10/2013 tarihinde imcyeditepe.blogspot.com sayfasında yayımlanmıştır.
Interbrand
tarafından her sene açıklanan “Best Global Brands” yani "En İyi
Küresel Markalar" 2013 yılı raporu yayınlandı. 13 yıldır liderdiği
elinde bulunduran Coca-Cola bu sene 3. sırada yer alırken ilk sırayı
Apple, 2. sırayı ise Google aldı.
Böylelikle
Apple, Coca-Cola'nın 13 yıllık liderlik tahtını elinden aldı ve dünyanın
en değerli markası oldu. Apple'ın marka değeri 2013 yılı raporuna gore
98,3 milyar dolara ulaştı. Ayrıca geçen seneye göre marka değeri %28
oranında yükseldi. İkinci sıradaki Google ise 2012'ye göre %34'lük bir
artış ile 93,3 milyar dolarlık marka değerine sahip oldu.
13 senedir en
değerli marka ünvanını koruyan Coca-Cola ise Apple ve Google'ın atağı
ile bir yılda 3. sıraya gerilemiş olması son derece dikkat çekici. 2013
yılında sadece %2'lik artışı ile 79,2 milyar dolarlık marka değerine
ulaşan Coca-Cola'nın 3. sıraya gerilemesi kaçınılmaz bir sonmuş gibi
gözüküyor.
Listenin ilk
10'unda 5 teknoloji şirketi olması günümüz için hiç de şaşırtıcı değil.
Apple ve Google dışında ilk 10'da Microsof, Samsung ve Intel'i
görüyoruz. Tüketicilerin artık teknoloji ile ne kadar içiçe olduklarının
somut örneği 2013 raporu ile daha iyi ortaya çıkıyor. Teknoloji
firmalarının bu atağı büyük bir taktiri hakediyor.
En iyi global markalar listesinin ilk 10'unu daha detaylı inceleyelim;
Yukarıdaki
tabloda rahatlıkla görebileceğimiz gibi Apple ve Google, Coca-Cola'nın
durağan ilerleyen marka değerini bu sene hızlı bir şekilde geride
bırakmış ve zirvede birbirleri ile sıkı bir yarış halindeler. Burada
dikkat çeken bir başka nokta ise, 2005 yılında Coca-Cola 67,5 milyar
dolar, Google 8,4 milyar dolar ve Apple 7,9 milyar dolar değerinde.
Google ve Apple, bu iki dev marka, 8 yıllık bir süreçte Coca-Cola gibi
bir markayı gerçeyi başarıyorlar.
Apple ve
Google'ın 2014 yılındaki marka değeri mücadelesi oldukça merak
uyandırıcı bekleyip göreceğiz fakat esas tehlike Coca-Cola için varmış
gibi gözüküyor. Bu sene 3. olmalarına ragmen IBM'in nefesini enselerinde
hissediyorlar. 78,8 milyar dolarlık marka değeri ile 2014 yılında IBM,
Coca-Cola'nın marka değerini zorlayacak gibi gözüküyor.
2012 yılına
göre biraz daha toparlanmış gözüken Microsoft, 2014 yılında Nokia'yı
satın almasının etkisini görecek mi bu da ayrı bir merak
konusu.Microsoft'ta zirvede bulunan iki teknoloji devinin peşini
bırakmak istemeyecektir.
İlk 10'daki
teknoloji sektörünün ağırlından bahsetmişken kendi aralarındaki
rekabetten bahsetmeden geçmekmek gerekir. Interbrand 2013 Teknoloji
sektörü tablosu da ilgi çekici:
Tabloyu
incelersek Apple ve Google'ı Microsoft uzaktan takip etmeye çalışırken,
Samsung emin adımlarla ilerliyor gibi gözüküyor. Sosyal Ağlardan sadece
Fecebook teknoloji firmaları arasında kendine yer buluyor. 2012 yılında
girdiği listeye marka değerini yükselterek katılmaya devam ediyor.
Interbrand 2013
raporu, hem tüketiciler hem de markalar açısından çok şey ifade ediyor.
Yazımda genelden, teknoloji sektörü özeline vurgu yapmaya çalıştım.
Daha once de belirttiğim gibi artık global markaların en önemlileri
teknoloji sektörü içinden çıkmakta. Gelecekte bu sektörün "En Değerli
Global Markalar" listesinden kaç sıra daha kapacağını hep birlikte
göreceğiz.
Bu yazı ilk olarak 15/03/2013 tarihinde imcyeditepe.blogspot.com sayfasında yayımlanmıştır.
Giyilebilir teknoloji, bu terimi 2013 yılında çok daha sık duymaya başladık.
Uzun zamandır
teknoloji alemi "Giyilebilir Teknoloji" ürünlerini büyük bir merakla
bekliyor. Buna ait tek somut ürün geçtiğimiz günlerde Google tarafından
tanıtıldı; Google Glass.
Bu ürün ile
Google, bugun kullandığımız bilgisayar ve telefonları ufaltıyor ve
gözümüzün önüne getiriyor. Google'ın birçok hizmetini bünyesinde
barındıran teknolojik gözlük Google Glass'ın ön tanıtımı yaklaşık bir
sene önce kısa bir video ile yapılmıştı.
Bu bağlamda
arama motoru devi Google geçtiğimiz günlerde kullanıcılarına bir sürpriz
yaptı. Sık sık haberlere konu olan; ancak hakkında pek fazla şey
bilinmeyen Google Glass'ın nasıl olacağı detaylandırıldı; Google Glass'a
özel bir sayfa açıldı. Ancak Google bununla da sınırlı kalmadı ve
akıllı gözlüklerin ön sipariş ile kullanıcılarına satışa sunmak için ilk
adımı attı. Fakat kullanıcıları en çok heyecanladıran Google Glass'ın
nasıl kullanıcılağını örneklerle anlatan tanıtım videosu oldu.
Google'ın şubat ayında yayınladığı resmi reklam filmi:
Videoda da
detaylı olarak izleyebildiğimiz gibi Google Glass'ı aktif hale
getirebilmek için "OK Glass" komutu vermek yeterli oluyor. Bu komuttan
sonra söyleyeceğiniz her şey Glass için yapılması gereken bir görev
anlamına geliyor. Glass ile fotoğraf ve video çekiminin yanı sıra
Google'da normal arama veya görsel arama yapabiliyor, gideceğiniz yerle
ilgili navigasyon desteği alabiliyor, sesli çeviri hizmeti alabiliyor ve
"Hang out with..." komutuyla bir video konferans başlatabiliyorsunuz. Wikipedia' da komutlarla ilgili oluşturulmuş bir tablo bulunmakta;
Google Glass'ın
ön siparişiyle ilgili olarak ilk adımı attığından bahsetmiştik. Bunu
yaparken kullandığı yöntem gerçekten çok ilgi çekici. Google bu ön
satış için farklı bir kampanya hazırlamış. Google Glass'ın resmi
sitesinden duyurulan ön sipariş verebilme imkanını Google sadece
yaratıcılığını gösterebilecek kişilere veriyor. Glass'ı
1.500 dolara sınırlı sayıda ön satışa sunan Google, Twitter ve Google
Plus'ı kapsayan bir sosyal medya kampanyası ile ön sipariş adaylarından #ifihadglass
hashtagiyle, Twitter ve Google Plus'ta eğer bir Glass'a sahip
olasalardı ne amaçla ya da nasıl kullanacaklarını paylaşmalarını
istiyor.
Bu paylaşımlarla ilgili bir takım kısıtlamalar da mevcut
Yazılan ileti 50 kelimeyi geçmemelidir.
İletilerin 5'ten fazla fotoğraf içermemesi gerekiyor.
15 saniyelik bir video iletilere eklenebilir.
Twitter'da @projectglass veya Google Plus'ta +ProjectGlass hesaplarını takip ekmeniz gerekiyor. Bu sayede kazanmanız halinde Google sizinle iletişime geçebilecektir.
Yarışmaya başvurmak için ABD'de ikamet etmeniz gerekiyor.
Şu anda bu
alanda rakipsiz gibi görünen Google'ın yine muhtemel en büyük
rakibi Apple olacak. Henüz basına sızdırılmış bir fotoğrafını göremesek
de Apple, iWatch ile Google Glass'ın karşısında yer alacak. Ancak bu
ürünü görmek için önümüzde biraz daha zaman var gibi gözüküyor.
2014 yılında Giyilebilir Teknoloji savaşının ortasında kalmamız sürpriz olmayacak.