Bu Blogda Ara

erkan saka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
erkan saka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Aralık 2013 Pazar

#YeniMedyaOkulu 5 - Veri Analizi


YASİN KESEN
Yeni Medya Okulu'nun yarısından fazlasını bu hafta geçtik. Artık sona doğru yaklaşırken her hafta öğrenilenler birikerek büyüyorlar. Yeni medyaya olan ilgi de bilgi de benim için her hafta gelişerek daha da ilgi çekici hale geldi.

Gelelim 5. haftaya. Bu haftanın konuğu sosyalmedya.in 'in kurusucu Yasin Kesen'di. sosyalmedya.in ile şu ana kadar Türkiye'de atılmış tüm twitleri depolayan Yasin Kesen ve ekibi twitter kaynaklı düşünmesi bile güç olan bir ham veriye sahip. 

Yasin Kesen sunumda ilk olarak sosyal medya takip işinin medya takip işine çok benzediğinden bahsetti. Şirketinde veri analizini nasıl yaptığına dair bir formulden bahsetti. Bu formul bildiğimiz 5N 1K kaynaklı ama biraz daha geliştrilmiş durumda. 5N 2K 1T 1V(D). Bunlar Ne, Nerede, Nasıl, Ne Zaman, Neden ve Kim dışında Kaynak, Tasarım ve Veri (Data) Analizi.

Bunların sonrasında twitter'a ait birkaç rakamla devam ettik.

Dünya'da şu anda 1.7 milyar aktif twitter hesabı var. Bunların 950 milyonu ise aktif kullanıcı. Türkiye'de sayılar ise şöyle; toplam 18 milyon twitter hesabı var ve bunlar içinde 13 milyonu aktif kullanıcı. Yasin Kesen, ayda en az 1 tweet atan kullanıcıyı aktif kullanıcı olarak kabul ettiklerini ayrıca iletti. Türkiye'de günlük tweet sayısı 15 milyon, günlük tweet atan kişi sayısı ise 2.5 milyon.


Sayıların ardından Türkiye'deki twitter kullanımı için kilometre taşlarından biri olan Gezi olaylarında twitter kullanan kişi sayısı ve atılan twitlerle ilgili detaylı incelemeler sunuldu.

Gezi Olayları Sırasında Atılan Tweet ve Twitter Kullanıcı Sayısı

Gezi Olayları Hashtag Analizi
Organik ve inorganik tweet kavramlarına değinirken, Türkiye'de kritik olaylarda iddia edilen organik tweet sayısının aslında doğru olmadığı zaten günlük atılan tweetlerin %9'unun inorganik olduğunu iletti.

Gezi olaylarının ardından bir başka önemli twitter harketi de yakın dönemde yaşadığımız dershaneleri kapatmaya karşı başlatılan kampanyalar. Bunlarla ilgili de ilginç sayılar var:

Dershane Hareketindeki Hashtag Savaşlarının Analizi
Peki bu kadar fazla (ham) veri hangi alanlarda kullanılmalı ya da kullanılıyor? Twitter'ı baş belası olarak görmek yerine analizine önem versek neler olur diye düşünmek gerek gerçekten.

Yasin Kesen data analizinin şu alanlarda kullanılabileceğini iletti:

İlaç sektörü
Gıda tüketimi
Eğlence dünyası
Enerji planlama
Finans dünyası
Trafik sistemi
Müşteri memnuniyeti
Reklam kampanyası ölçümleri
Gündem analizi
TV reytingleri

Son olarak Twitter'da Trending Topic listesi üzerine konuşmalar yaparak AFP'nin e-diplomacy ile Sosyal Reyting sitesilerini inceleyerek haftayı sonlandırdık.





Önümüzdeki hafta Alternatif Bilişim Derneği’nden Ali Rıza Keleş ile bilgi dolaşımının sağlanamadığı kriz zamanlarında alternatif içerik üretim yöntemlerini ve çevrimiçi iletişimin arka bahçesini Gezi Parkı protestoları örneği üzerinden konuşacağız.

Sevgiler,

Serhat Öz


8 Aralık 2013 Pazar

#YeniMedyaOkulu 3 - Vatandaş Gazeteciliği II Doğrulama Araçları


Yeni Medya okulunda 3. haftayı da bitirdik. Bu hafta Vatandaş Haberciliğine devam ederken, Columbia Üniversitesi'nde doktorasına devam eden Burcu Baykurt'tan vatandaş haberciliğinde doğrulama araçları nedir nasıl kullanılır onları öğrendik.

Haftanın notlarından kısaca bahsedelim:

140journos ekibinden Engin Önder ve Cem Aydoğdu, vatandaş haberciliğinde 140journos'un tarafsızlığını korumak için dikkat ettikleri konulara tekrar bilgi verdiler. Yaptıklarına yurttaş gazeteciliği demek yerine vatandaş haberciliği demelerinin edenlerini, vatandaş kelimesinin fonetik olarak insanlara daha sempatik ve tarafsız geldiğinden bahsettiler.

Sosyal Medya'nın yapısı gereği suistimale çok açık bir mecra olduğu ve 140journos'un da içinde bulunduğu vatandaş haberciliği yapan sitelerin hatalı örnekleri üzerinde duruldu.

Saat ve hashtag kullanımının önemine bir kez daha değindik bu hafta. Faydalarını da twitter üzerindeki örneklerden daha net görmüş olduk. Bunların yanı sıra Vine 'ın akıllı telefon kütüphanelerininden video yüklenmesine izin vermemesinin kendisini otomatik olarak doğrulayan bir platform olduğunu ve ikinci bir doğrulamaya gerek kalmadığını üzerine konuştuk.

Bunların ardından Burcu Baykurt ile Google Hangouts aracılığı ile 'Doğrulama Araçları' üzerine yapacağımız görüşmeye başladık.



Yeni Medya konusunda önemli çalışmalara imza atan Burcu Baykurt vatandaş haberciliğinde de kullanılabilecek çevrimiçi doğrulama araçlarını uygulamalı olarak anlattı.

Bunlar:

Burcu Baykurt'un aktardığı bilgilerden ilgi çekici bir kaç notumu da aktarmak istiyorum:

  • Sosyal medya'da habercilik yapmanın en kolay, aynı zamanda en zor yanı belli kuralları olmaması.
  • Sosyal Medya'da yapılan her içerik bundan sonraki kullanıcılar için bellki kurallar oluştuyor.
  • Türkiye'deki medyanın sorunu sadece yandaş olması değil. Türkiye'de çok zayıf bir habercilik kültürü var.
  • Gezi Olaylarında gördük ki ana akım medya'da 10 kişi bile çıkmadı yerinde haber yapan. Bunu okuyucalar sorduğunda da 10 isim bile alamadığını belirtti sahaya çıkıp haber yapan.
  • Haber doğrulama ile kaygıların sadece sosyal medya'ya karşı olması çok yanlış. Hata yapmak bu işin doğasında var ve geleneksel medya'nın yaptığı haberlerinde doğrulanmaya ihtiyacı var.
  • Doğrulama araçları üzerinde pazarda büyük bir açık var ve girişimcilerin bunu değerlendirmeli.
Araçlar dışında, doğrulama konusunda kendimizin yapabileceği şeyler hakkında detaylı olarak konuştuğumuz 4 ana nokta vardı.

Bunlar;
1. Lokasyon
2. Bilginin kimden geldiği.
3. İçerik
4. Bağlı bulunduğu ağ

Bu dört başlığı burda detaylı olarak yazmayacağım ve Burcu Baykurt'un vatandaş haberciliği yapmak isteyenler için önemli bir cümlesi kendisinin aktardığı bilgileri sonlandırıyorum:)


'Haber yapmadan önce, patronunuza ve okuyucunuza sorumlu bir haberci gibi düşünün. Tabii patorunu düşünmek kovulmaktan korkmak değil sorumlu haber yapmak için. Haberci olmayı da Türkiye'deki gibi değil dünyaki örnekler gibi düşünün.' :)


Görüşme bittikten sonra 140journos ekibinin Hakkari'de gerçekleştirilen cenaza törenininin gelen bilgileri doğrulayarak nasıl haberleştirdiğini canlı olarak izleme fırsatı bulduk. Bu da sanal bir uygulama yerine gerçek bir haberin nasıl yapıldığını görmek açısından çok daha iyi bir deneyimdi.




Görüşmek üzere...

Sevgiler,

Serhat Öz


2 Aralık 2013 Pazartesi

#YeniMedyaOkulu 2 - Vatandaş Gazeteciliği I


Yeni Medya Okulu'nda 2 haftayı da bitirdik. İkinci hafta ile birlikte rahatlıkla söyleyebilirim ki program her geçen ders günü biraz daha ısınacak gibi duruyor.

Gelelim 2. haftanın notlarına:

İlk hafta kısaca üzerinde durduğumuz 140journos projesi oluşumunu bu sefer çok daha detaylı bir şekilde öğrenme fırsatı bulduk. 140journos'un isminin nasıl ortaya çıktığından, ekibin yaptıkları şeyin Vatandaş Haberciliği olduğunu anlamalarının hikayesine kadar bir çok şey konuşuldu. Hepsi çok ilginç ve ilhan verici hikayelerdi gerçekten. 

Türkiye'nin internet kullanıcısının nicelik olarak fazlalığının aslında vatandaş haberciliği için hem tüketim hem de üretim tarafında ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğu hakkında konuştuk.

Twitter'ın haber alma alışkanlıklarını değiştirmesi ve artık insanların oturum uzun dakikalarca haber izlemek yerine gün içinde parça parça haberleri tüketmek istediklerinden ve internetin haber tütekicisi üzerinde yarattığı tüketim alışkanları değişimi hakkında bilgiler aldık.

Ana akım medyanın içinde bulunduğu durum, 'kutsallık' kısvesi arkasına saklanıp habercilikten kopmaları, tarafsızlarını kaybetmeleri üzerinde uzun uzun konuştuk ki bu konuda herkes dertliydi ve söyleyecek sözleri vardı. 

Ana akım medya ile Vatandaş Gazeteciliğini karşılaştırdık:


Vatandaş haberciliği üzerine yapılan en büyük eleştilerden biri dezenformasyon olması. Bunları gidermek için neler yapıldığı, haberlerin aslında doğrulama olmadan, kaynak ve kanıt olmadan yayınlanmadığı üzerine bilgiler aktarıldı. Doğrulama ve kanıtlama için kullanılan araçlar ve uygulamalar hakkında bilgi alırken 140journos'un haberlerinde bu araçları nasıl kullandığına dair örnekler, videolar ve ses kayıtları dinledik.

Bu haftanın konuğu Serdar Akinan'dı.

VAGUS.TV projesini, nasıl kurulduğunu şu anda nasıl işlediğini ve yaşadığı zorluklar üzerinde bir çok bilgi aktardı. Medya'da uzun yıllar gördüğü olayları açık yüreklilikle anlatım medya'nın nasıl bir yozlaşma içinde olduğu bir kez daha göstermiş oldu. Medyanın ne halde olduğu kendileri zaten belli ediyorlar fakat Serdar Akinan'dan duyduklarımdan sonra artık bu oluşuma medya demek bile ne kadar doğru gerçekten kendi kendime soruyorum.

Serdar Akinan'ın anlattıklarından sonra ilk hafta ödevlerin inceleyerek devam ettik. Erkan Saka hoca Storify 'da hikaye oluştururken dikkat edilmesi konulara çok daha detaylı bir şekilde değindi.

140journos ekibi de yaptığımız haberler üzerinde detaylı incelemelerde bulunarak hem eksiklerimizi hem de bunlar dışında gelecekte oluşturulacak haberlerde nelere dikkat etmemiz gerekitiği konusunda bilgiler aktardı. Özellikle eğitimin bu bölümü benim açımdan son derece verimli geçti. 

Önümüzdeki hafta Vatandaş Gazeteciliği bölümünün 2. kısmında Doğrulama Araçları üzerinde detaylı bir şekilde eğitim görüyor olacağız. Burcu Baykurt Skype üzerinden eğitime bağlacak, 3. haftayı da merakla bekliyorum.

Notları yine SOZyal'de bulabilirsiniz...

Bu haftadan kalan bir hatıra ile yazının sonuna geliyorum...

Görüşmek üzere...



Sevgiler,

Serhat Öz


30 Kasım 2013 Cumartesi

Bir #SosyalKafa Macerası


Şu an bu blogda bir şeyler yazıyorsam, sosyal medya ile ilgili kafa yorabiliyorsam ve yüksek lisans yapabiliyorsam bunda iki kişinin çok büyük etkisi var: Gabriela Olaru ve Erkan Saka. 

Sosyal Medya programları zaten takip ettiğim ilgimi çeken programlardı. Sosyal Kafa bunların içinde  en sıkı takip ettiğim programdı. BJK TV'de yayınlanmaya başladığında takip etmeye başladığım Erkan Saka'nın sunduğu Sosyal Kafa'nın sıkı bir takipçisi olmamın bir sonucudur yine yukarıda belirttiklerim.

Sosyal Kafa, BJK TV'deyken ve İnönü'den yayın yaparken Erkan Hoca'dan rica etmiştim programa gelmeyi saolsun kabul etmişti fakat gelmeyi planladığım hafta program yayından kaldırılmıştı (Sanırım Bize Nazar Değdi). 

Daha fazla fazla konuyu uzatmadan yazının ana fikrine geleceğim. Aradan geçen yaklaşık bir sene sonra Sosyal Kafa'yı ziyarete gittim :) Bu kez stüdyo Santral İstanbul'daydı. Ziyaretimden bir kaç not ve fotoğraf aktaracağım.

Programa geçmeden önce Erkan Hoca'nın Medya dersine de katılma şansı yakalım. Yeni bir kaç şey öğrendikten hemen sonra yayına yetişme stresi neymiş onu yaşamış oldum. Dersin sonunda gelen yoğun sorular nedeniyle yayının başlmasına 10 dakika'dan az bir vakitte yayının yapılacağı stüdyoya doğru hareket ettik. Yayın süresine çok az kaldığı için öncesindeki hazırlıkları çok izleyemesem de kamera arkası ekibinin hararetli çalışması ve disiplini gözden kaçmıyordu. Tüm hazırlıklar tamamdı ve yayın başladı.

Bir yandan ortamı gözlemlemeye çalışıp blog için notlar almaya çalışırken bir yandan da programı takip edip hafta boyunca hazırladığım soruları sormaya çalıştım. İki haftadır twitter gündeminden inmeyen dershane savaşları hakkında sorulacak çok soru vardı :) Konuk ise buna belki de en iyi yanıt verecek kişiydi: Yasin Kesen.

Programın videosunu paylaşacağım fakat program yayınlanırken aldığım bir kaç notu burda da yazmak istiyorum:

Türkiye'deki twitter kullanıcı sayısı yaklaşık olarak 17 milyon kişi. Bunların içinde 12 ila 13 milyon arası aktif kullanıcı olarak sınıflandırılıyor. Aktif kullanıcı ise ayda en az 1 twit atan kullanıcı olarak tanımlanmış.

Türkiye'de twitter kullanımı için 4 önemli kilometre taşı olduğunu belirtti Yasin Kesen. Bunlar; Cumhurbaşkanının twitter kullanımında aktif oluşu, 'pampiş' fenomeninin başlaması, Gezi Direnişi ve son olarak dershane savaşları. 


Program boyunca sorularımın yanıtlarını aldım ve programın sonuna geldik. Yaklaşık olarak yarım saat süren programın ardından henüz oturduğum sandalyeden kalkmadan tüm ekip ortamı toplayamaya başlamıştı bile. Yanılmıyorsam aradan 15 dakika geçtikten sonra ne stüdyoda ne de reji odasında her hangi bir ekipman kalmamıştı. İşin ilginç yanı ekip bu toplama işlemini yaparken bir yandan da süper bir sohbet çevirebiliyordu :)

Toplanma işlemi bittikten sonra ayak üstü sohbetler devam ederken Yasin Kesen'den blog için röportaj sözümü de alarak geceyi sonlandırdım. 


Bu deneyimi yaşamamı sağladığı için Erken Saka hocama ve ayaklarının altınada dolaşarak muhtemelen işlerini engellediğim ama en ufak bir şey söylemeyen İstanbul Bilgi Üniversitesi ekibine teşekkür etmek istiyorum. Harika bir akşamdı umarım tekrar yaşayabilirim...

Geceden bir kaç kare ekleyerek yazının sonuna gelelim...



Bu yazıya konu olan videoyu izlemek isterseniz sizi buraya alalım! 



Sevgiler, 


Serhat Öz

25 Kasım 2013 Pazartesi

#YeniMedyaOkulu 1 - İnternet Okuryazarlığı ve Çevrimiçi Araçlar


#KesinBilgi veriyorum Yeni Medya Okulu başladı! 

Geçtiğimiz hafta söz verdiğim gibi ilk hafta ile ilgili notlarımı ve izlenimlerimi aktarmaya çalışacağım. 

İlk hafta Erkan Saka ve 140journos ekibinden Engin Önder ve Cem Aydoğdu'nun sertifika programı hakkında verdikleri genel bilgi ve bu eğitim ile ne tür bilgilere sahip olacağımızı aktardılar. Özellikle; Yaratıcı Fikirler Enstitüsü'nün oluşumu ve projeleri hakkında bir sunum gerçekleştiren Engin Önder son derece ilginç bilgiler paylaştı. 

Girizgahın hemen ardından aktarılan bilgiler de şöyle:

Erkan Saka, Engin Önder ve Cem Aydoğdu'nun üzerine basa basa durdukları nokta şuydu; bu programı sektörde çok para kazanırsınız vaadiyle oluşturmadıkları, amaçlarının iyi bir yeni medya kullanıcısı olunmasını sağlamak olduğuydu. 

Yeni Medya Okulu ile aynı zamanda başlayan bir çok benzer programdan farkının monolog bir eğitimden çok diyalog içinde geçen, diyaloğu destekleyen bir program olduğu vurgusu benim için önemliydi ki; daha ilk haftadan bol bol diyalog kurarak rahat iletişimin kollarına bıkramış olduk kendimizi :)

Artık bilgiye erişmek konusunda hiç bir sınır yok, yapmamız gereken bu bilgileri kullanırken birbirimize rehberlik etmemiz. Yeni Medya Okulu'nun en önemli faydalarından biri de sanırım bu olacak.

Yeni Medya'daki en büyük problemlerden birininin de içerik üretimi olduğu konusunda konuşmalar yaptık. Gezi Olaylar'ında bile yeni içerik üretmekten çok retweet ve kopyala / yapıştır'ın ötesine geçemediğimiz ve bunun yarattığı hayal kırıklığı üzerine tartıştık. Bu konuda içerik üretiminin önemini vurgulamak için ödevler verileceği söyledi. Yazının sonunda ödev konusunda da bilgi vereceğim.

İlerleyen haftalarada bol bol bahsedeceğimiz Yurttaş Gazeteciliği konusu teoriden çok pratik üzerinden konuşulacakmış bunun bilgisini aldıktan sonra eğitimde çevrimiçi araçların kullanıma geçtik.

Eğitimin benim için en verimli yerleri burada başladı. Bir çok şey öğrendim. Erkan Saka'nın Bulut / Depolama Seçenekleri Çevrimiçi Araçlar yazısında belirttiği bir çok aracı detaylı bir şekilde gördük. Araçları burada tek tek yazmıyorum Erkan hoca'nın yazısında web sitelerini bulabilirsiniz.

Son olarak eğitim boyunca not aldığım bir kaç noktayı daha iletmek isterim:

Engin Önder'in bir sözü aklımda hala yankılanıyor: Ana akım medya sosyal medya'yı masada meze olarak görüyor. Biz sosyal medyanın ana yemek olmasını istiyoruz ve bu yüzden buradayız.

Serdar Saka, birer medya makinasına dönüşmemiz gerektiğini söyledi ve eğitimden sonra ne demek istediğini daha iyi anlıyorum.

Dört saatin sonunda aslında yazacak çok fazla şey var ama bir çoğu sadece burada okuyarak özümsenecek şeyler değil, bu nedenle yazıp da havada kalmasını istemiyorum...

Bir de güzel haber vereyim; Eğitimin sonunda Gastronamika ile Anadolu'nun gizli lezzetlerini keşfedeceğiz... 

Önümüzdeki hafta Yurttaş Gazeteciliği notları ile görüşmek üzere...

Unutmadan... SOZyal'de oralardaydı :)




Sevgiler,

Serhat Öz


20 Kasım 2013 Çarşamba

#YeniMedyaOkulu Başlıyoor!


Bu sene Kasım ayı benim için ayrı bir anlam taşıyor. Çok gitmek isteyip iki senedir gidemediğim Yeni Medya Okulu 22 Kasım Cumartesi günü açılıyor ve ben oralarda olacağım. Okula ısınmak için öncelikle bir yazı yazmak istedim. Bugun Yeni Medya Okulu hakkında kısaca bilgi vereceğim. Önümüzdeki 8 hafta boyunca dersler bittikçe o haftanın değerlendimesini yapacağım bir yazı dizisi oluşturucağım. Gelin yavaş yavaş Yeni Medya Okulu için ısınma turlarına başlayalım.

Sanırım ana akım medya'nın şimdi burda yazmak istemediğim sıfatları nedeniyle saygı duyulacak pek bir yanı kalmadı. Elle tutulur sadece bir kaç haber kaynağı kaldığı noktada Yeni Medya imdadımıza yetişti. Artık bir çoğumuz için ana haber kuşağı kavramı özellikle gezi olaylarından sonra son buldu. Habere artık tam zamanında ve kesinlikle daha sağlam kaynaklardan ulaşıyoruz. İşte  Yeni Medya Okulu'nda bu muhteşem akımın akademik durumunu ve dünya ile Türkiye'deki konumunu gözlemleyeceğiz. Sertifika programının benim için en ilgi çekici yanlarından biri de Gezi olayları, Occupy Wall Street ve Arab Baharı gibi toplumsal olayların vaka çalışmalarında kullanılacak olması.

Yeni Medya Okulu, Sosyal Kafa programından da tanıdığımız, Bilgi Üniversitesi akademisyenlerinden Yrd. Doç. Dr. Erkan Saka'nın koordinatörlüğünde Yaratıcı Fikirler Enstitüsü, Erkan Saka ve Bilgi Eğitim ile işbirliğine organize ediliyor. Bu sene üçüncüsü yapılacak olan sertifika programının (eski adı Yurttaş Gazeteciliği Sertifika Programı) görsel dilini ve müfredatını değiştirerek daha güncel, daha kapsayıcı bir hale büründüğü tanıtım broşüründe belirtiliyor. 

Programda mobilden web'e yeni nesil iletişim araçlarının habercilik ekseninde yurttaşların ileşim alışkanlarını nasıl değiştirdiğini ve bundan sonraki gelişimin ne olacağını göreceğiz. Hem akademisyenler hem de sektörden profesyoneller eğitimde yer alacaklar. 

8 hafta boyunca günde 4 saat sürecek eğitimle ilerleyecek Yeni Medya Okulu'nun planlanan programı da şöyle:

1. Hafta: Bilgi Üniversitesi akademisyeni Erkan Saka internet okuryazarlığı ve çevrimiçi araçları anlatarak programa girizgah yapacak. 


Erkan Saka

2. Hafta: Türkiye merkezli vatandaş haberciliği hareketi 140journos’tan Engin Önder ve Cem Aydoğdu, vatandaş haberciliğinin bir karşı medya olarak alt metnini ve 140journos’un yarattığı haber doğrulama değeri üzerine tecrübelerini anlatacak. 


140journos


3. Hafta: 140journos’tan Engin Önder ve Cem Aydoğdu, vatandaş haberciliğinde salt bilgi içerikli çıplak haberin pratikte nasıl servis edildiğini ve kapsayıcı haber yazım dilini anlatıyor. Columbia University School of Journalism’de araştırma görevlisi olan Burcu Baykurt akademik ve teorik bazda global ölçekte kullanılan çevrimiçi doğrulama araçlarını anlatıyor. 


Burcu Baykurt

4. Hafta: Ustream üzerinden bağımsız ve ticari olmayan yayıncılık yapan Özer Erdoğan, Gezi Parkı protestolarında Ankara özelinde Anadolu’da yeni medya haberciliği üzerine anlatımlar yapacak. Ayrıca Engin Güneysu nitelikli haber değeri taşıyan mobil fotoğrafçılığını ve mikrovideo habercilik deneyimlerini anlatacak. 

Özer Erdoğan           Engin Güneysu



5. Hafta: Analist Yasin Kesen yeni medyada data analizi, takibi ve raporlamayı anlatacak. Önceki haftalarda katılımcılara verilen ödev ve incelemelerin değerlendirmesi yapılacak. 


Yasin Kesen

6. Hafta: Alternatif Bilişim Derneği’nden Ali Rıza Keleş bilgi dolaşımının sağlanamadığı kriz zamanlarında alternatif içerik üretim yöntemlerini ve çevrimiçi iletişimin arka bahçesini Gezi Parkı protestoları örneği üzerinden anlatacak. 


Ali Rıza Keleş

7. Hafta: Bilişim hukuku avukatı Nihan Güneli yeni medya hukukuna değinecek.


Nihan Güneli

8. Hafta: Program koordinatörlerince çevrimiçi Türkiye’nin yeni medyayla imtihanı Gezi Parkı protestoları özelinde vaka incelemesi yapılacak. Gezi Parkı protestolarındaki çevrimiçi ve çevrimdışı iletişim faaliyetleri masaya yatırılarak öğrenilen teorik bilgiler ışığında değerlendirilecek.


Eğitimlere ek olarak her hafta konuyla ilgili kişilerler söyleşiler de planlanıyor: 

Aslı Tunç ilk hafta yeni medya, internet okuryazarlığı ve çevrimiçi araçlar üzerine Erkan Hoca’yla söyleşiye katılacak.


Aslı Tunç

Uludere’de yaşananları vatandaş haberciliği esasıyla Türkiye’ye duyuran isimlerden eski Akşam gazetesi yazarı ve aktif sosyal medya kullanıcısı Serdar Akinan’ın gazeteci ve vatandaş kimlikleriyle programın ikinci haftası eğitmenlere eşlik etmesi planlanmaktadır. 

Yedinci hafta bilişim hukuku avukatı Başak Purut’un yeni medya hukuku üzerine eğitmenlere eşlik etmesi planlanmaktadır.


Başak Purut

Milliyet gazetesi yazarı ve aktif sosyal medya kullanıcısı Mehveş Evin’in sekizinci hafta yapılacak vaka incelemesinde eğitmenlere eşlik etmesi planlanmaktadır.

Princeton University akademisyeni Zeynep Tüfekçi’nin programın sekizinci haftasında teknoloji ve sosyoloji ilişkisini bizzat deneyimlediği Occupy Wall Street, Arap Baharı ve Gezi Parkı eylemleri üzerinden anlatarak eğitmenlere eşlik etmesi planlanmaktadır.


Medya okur yazarlığından, bilişim hukukuna, yurttaş gazeteciliğinden mobil fotoğrafçılık ve mikro videoculuğuna kadar geniş bir yelpazede eğitim bombardımına maruz kalacağız. 

Hepsini öğrenmek ve burada paylaşmak için sabırsızlanıyorum.

Görüşmek üzere...

Sevgiler,

Serhat ÖZ