Bu Blogda Ara

Teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2014 Cuma

Facebook'un WhatsApp 'ı Satınalması ve Diğerleri



Facebook'un WhatsApp'ı satınalması geçtiğimi 2 gün boyunca teknoloji çevrelerinde en fazla konuşulan konu. Arada pek kimsenin dikkat etmediği bir noktayı Mashable yakalamış. 

Çok değil bundan 2 yıl önce Instagram'ı sadece 1 Milyar Dolar'a satınalmıştı Facebook. Peki bu geçen yıllarda ne değişti de WhatsApp için bu kadar fazla para ödenerek alındı? Gerçekten dikkat çekici bir soru. Çok fazla zaman geçmeden bunun nedenini de öğreneceğiz diye tahmin ediyorum.

Aşağıda son dönemde teknoloji şirketlerinin yaptıkları büyük satınalmaların gösterildiği bir tabloyu görebilirsiniz.


Sevgiler,

Serhat Öz

30 Aralık 2013 Pazartesi

HFR 3D ile Saniyede 48 Kare


Aralık ayında Hobbit'in ikinci filmi Smaug'un Çorak Toprakları gösterime girdiğinde SOZyal'de  IMAX: Filmin İçinde Olmak başlıklı yazım aradan geçen yaklaşık 1 yıla rağmen tekrar okunmaya başladı. IMAX, Türkiye için hala çok yeni bir teknoloji ve yazıyı yazdığımdan itibaren yeni açılan IMAX salonu sayısı malesef 1 adet.



IMAX bizim için hala yeniliğini koruyorken Hobbit ile birlikte daha dikkat çeken bir 3 Boyutlu film gösterimi türü daha dikkatinizi çekmiştir. İsmi HFR 3D yani High Frame Rate (Yüksek Kare Hızı). Peki nedir bu HFR 3D, IMAX ile farkı nedir, benzerlikleri nedir?

Günümüzde izlediğimiz filmlerin büyük bir bölümü 24 fps yani saniyede 24 kare olarak çekiliyor. HFR 3D 'de ise bu saniyede 48 kareye yani iki katına çıkıyor. Bu RealD 3D ve xpand 3D 'lere oranlar çok daha net ve derin bir 3D deneyimi sunuyor. 

IMAX ile karşılaştırıldığında benim görüşüm hala geride olduğu yönünde. Henüz izlemediğim için net olarak söylemem doğru olmaz fakat 24 pfs olmasına rağmen IMAX'in dev ekranı ve görüntü netliği IMAX'i HFR 3D'nin bir adım önüne geçiriyor. Tabii en iyisi ülkemizde malesef henüz olmayan 48 fps gösterebilen IMAX sinema salonları.

HFR 3D'nin bir başka avantajı da IMAX'e oranla çok daha fazla salona sahip olması. Yine de imkanınız varsa IMAX'i tecrübe etmenizi öneririm.

HFR 3D olarak da Hobbit'i izleyip aralarında farkları yine buradan paylaşıyor olacağım.

Sevgiler,

Serhat Öz 

18 Ekim 2013 Cuma

IMAX: Filmin İçinde Olmak


Bu yazı ilk olarak 11/03/2013 tarihinde imcyeditepe.blogspot.com sayfasında yayımlanmıştır.

Sinemaseverlerin hayatına önce 3 boyutlu filmler girdi. Sinema teknolojisi nerelere geldi diye düşünürken, daha 3 boyutlu filmlere doymamışken şimdi de Image Maximum, yani IMAX teknolojisi ile gövde gösterisi yapmaya devam ediyor sinema endüstrisi.




Peki nedir bu IMAX?

IMAX yüksek boyutta ve netlikte görüntü kapasitesine sahip olan bir sistemdir. Normal bir film karesi 35 mm formatındayken, IMAX'de bu 70 mm'dir. Hem 2 hem de 3 boyutlu olarak filmin akabildiği bu teknolojide 7 katlı bir bina yüksekliğinde ve bir basketbol sahası büyüklüğünde bir perde kullanılır. Yani bu da bize geleneksel sineme perdelerinden %110 daha büyük bir perdenin kullanıldığı gösteriyor.


IMAX perdesine yansıtılan görüntüler; çevresel görüş alanının da dışına taşarak perdenin ortadan kalktığı hissini yaratır. Bu etki, IMAX perdesinin boyutları, şekli ve konumu nedeniyle, sadece IMAX’e özeldir. Sinema salonunda oturulan nokta ve perdenin dört köşesi arasında oluşan alan “Görüntü Piramidi”dir. IMAX salonlarında görüntü piramidinin daha büyük olması, 3 boyutlu görüntüleri gerçek boyutlarında ve daha yakından hissetmene olanak tanır. Görüntüler adeta perdeden çıkıp kucağına kadar gelir ve geleneksel perdelerde gösterilen klasik sistemlerden çok daha etkili bir 3D deneyimi sağlar. 




IMAX' in izleyicilere sunduğu yenilikler sadece görüntü ile sınırlı değil. "Digital Surround" ses sistemi de IMAX'in önemli bileşenlerinden bir tanesi.
Perdeden taşan görüntülerin gerçekçiliği ile bütünleşen bu yeni ses sistemi IMAX salonlarının özel akustik dizaynı ile seyircileri adeta sarmalar.

Türkiye'de henüz sadece 2 salonda IMAX deneyimi yaşabiliyoruz.
Bunların da biri İstanbul'da biri de Ankara'da bulunuyor.

Ülkemizdeki IMAX sistemi malesef dünyadaki 48pfs (saniyede 48 kare) ile çekilmiş filmleri göstermeye müsait değil.

Örneğin, son dönemde gösterime girmiş olan J.R.R. Tolkien'in ölümsüz eseri Hobbit' ten uyarlanan "The Hobbit: An Unexpected Journey" filmi, yönetmen Peter Jackson tarafından büyük bir heyecanla 48pfs olarak çekilmesine rağmen ülkemizde 24pfs IMAX olarak gösterilmiştir.

IMAX deneyimi sunulabilecek salonların arttırılması yönünde çalışmaların sürdüğü konuşuluyor. Eminim çok kısa sürede ülkemizde bu salonların sayısı ve kalitesi de artacaktır.

Sevgiler,

Serhat ÖZ

16 Ekim 2013 Çarşamba

iPad Öncesi ve iPad Sonrası PC Satışları

Bu yazı ilk olarak 11/10/2013 tarihinde imcyeditepe.blogspot.com sayfasında yayımlanmıştır.
Apple, iPod ile gerçekleştirdiği teknoloji devrimini iPhone ve iPad ile devam ettirdi. Bir çok teknoloji dostu insan bu konuda Apple'a büyük saygı duyuyor. Peki bu devrim sonrası PC satışlarının nasıl etkilendiğini hiç düşündünüz mü?
Hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan PC'ler, kimimiz için çocukluğunun en büyük hayaliyken, kimimiz için en büyük eğlence, tabi bütün işini PC ile yapan ve hayatından bu teknolojinin çıkmasını isteyenler de var.
İnceleyeceğimiz konu tablet bilgisayarların, özellikle iPad'in PC satışlarını nasıl etkilediği ve tüketicilerin bilgisayar alım eğilimlerinin en yöne doğru olduğudur.

PC satışları 2010 yılana kadar artarak devam ediyordu, aynı yılın 3 Nisan günü iPad piyasa girene kadar.
Apple'ın satışa sunulduğundan beri yapılan 3 aylık araştırmalara gore PC satışları dramatik bir şekilde düşüş gösteriyor. 2012 yılına geldiğimizde ise, PC satışlarının üzerinde kara bulutların yoğunlaştığını daha iyi görebiliyoruz.
2012'ye kadar azalarak devam eden satışlar, 2012 ilk çeyreği ile birlikte bir önceki döneme gore eksi satışa dönüşüyor ve bu eğilim günümüze kadar artarak devam ediyor.

Yukarıdaki Gartner'ın grafiğinden de göreceğimiz gibi PC firmaları için işler bundan sonra da iyi gitmeyecekmiş gibi gözüküyor.
Apple'ın iPad ile gerçekleştirdiği bu başarı sanırım kimse için sürpriz olmadı. Tüketici için yenilikçi yaklaşımda bulunanın kazanacağını kanıtlamak için en iyi örneklerden biri iPad'in başarısı.
Kim bilebilirdi ki çağlar önce tabletlere yazı yazan insanoğlunun tekrar tablete döneceğini. Apple bunu tahmin etmiş ve yine kazanmış.
Teşekkürler.
Serhat Öz

En İyi Küresel Markalar 2013: Liderlik El Değiştirdi

Bu yazı ilk olarak 01/10/2013 tarihinde imcyeditepe.blogspot.com sayfasında yayımlanmıştır.
Interbrand tarafından her sene açıklanan  “Best Global Brands”  yani "En İyi Küresel Markalar" 2013 yılı raporu yayınlandı. 13 yıldır liderdiği elinde bulunduran Coca-Cola bu sene 3. sırada yer alırken ilk sırayı Apple, 2. sırayı ise Google aldı.
Böylelikle Apple, Coca-Cola'nın 13 yıllık liderlik tahtını elinden aldı ve dünyanın en değerli markası oldu. Apple'ın marka değeri 2013 yılı raporuna gore 98,3 milyar dolara ulaştı. Ayrıca geçen seneye göre marka değeri %28 oranında yükseldi. İkinci sıradaki Google ise 2012'ye göre %34'lük bir artış ile 93,3 milyar dolarlık marka değerine sahip oldu.
13 senedir en değerli marka ünvanını koruyan Coca-Cola ise Apple ve Google'ın atağı ile bir yılda 3. sıraya gerilemiş olması son derece dikkat çekici. 2013 yılında sadece %2'lik artışı ile 79,2 milyar dolarlık marka değerine ulaşan Coca-Cola'nın 3. sıraya gerilemesi kaçınılmaz bir sonmuş gibi gözüküyor.

Listenin ilk 10'unda 5 teknoloji şirketi olması günümüz için hiç de şaşırtıcı değil. Apple ve Google dışında ilk 10'da Microsof, Samsung ve Intel'i görüyoruz. Tüketicilerin artık teknoloji ile ne kadar içiçe olduklarının somut örneği 2013 raporu ile daha iyi ortaya çıkıyor. Teknoloji firmalarının bu atağı büyük bir taktiri hakediyor.
En iyi global markalar listesinin ilk 10'unu daha detaylı inceleyelim;
Yukarıdaki tabloda rahatlıkla görebileceğimiz gibi Apple ve Google, Coca-Cola'nın durağan ilerleyen marka değerini bu sene hızlı bir şekilde geride bırakmış ve zirvede birbirleri ile sıkı bir yarış halindeler. Burada dikkat çeken bir başka nokta ise, 2005 yılında Coca-Cola 67,5 milyar dolar, Google 8,4 milyar dolar ve Apple 7,9 milyar dolar değerinde. Google ve Apple, bu iki dev marka, 8 yıllık bir süreçte Coca-Cola gibi bir markayı gerçeyi başarıyorlar.
Apple ve Google'ın 2014 yılındaki marka değeri mücadelesi oldukça merak uyandırıcı bekleyip göreceğiz fakat esas tehlike Coca-Cola için varmış gibi gözüküyor. Bu sene 3. olmalarına ragmen IBM'in nefesini enselerinde hissediyorlar. 78,8 milyar dolarlık marka değeri ile 2014 yılında IBM, Coca-Cola'nın marka değerini zorlayacak gibi gözüküyor.

2012 yılına göre biraz daha toparlanmış gözüken Microsoft, 2014 yılında Nokia'yı satın almasının etkisini görecek mi bu da ayrı bir merak konusu.Microsoft'ta zirvede bulunan iki teknoloji devinin peşini bırakmak istemeyecektir.
İlk 10'daki teknoloji sektörünün ağırlından bahsetmişken kendi aralarındaki rekabetten bahsetmeden geçmekmek gerekir. Interbrand 2013 Teknoloji sektörü tablosu da ilgi çekici:

Tabloyu incelersek Apple ve Google'ı Microsoft uzaktan takip etmeye çalışırken, Samsung emin adımlarla ilerliyor gibi gözüküyor. Sosyal Ağlardan sadece Fecebook teknoloji firmaları arasında kendine yer buluyor. 2012 yılında girdiği listeye marka değerini yükselterek katılmaya devam ediyor.
 
Interbrand 2013 raporu, hem tüketiciler hem de markalar açısından çok şey ifade ediyor. Yazımda genelden, teknoloji sektörü özeline vurgu yapmaya çalıştım. Daha once de belirttiğim gibi artık global markaların en önemlileri teknoloji sektörü içinden çıkmakta. Gelecekte bu sektörün "En Değerli Global Markalar" listesinden kaç sıra daha kapacağını hep birlikte göreceğiz.
Teknoloji dolu günler diliyorum...
Sevgiler,
Serhat Öz